Kuşadası Bugün
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
En Yüksek : 20°C
En Düşük : 12°C
Kuşadası Haberleri

DOĞUŞ POLAT


Gelin sizle 1944'e, Normandiya çıkarması'ndan birkaç hafta öncesine gidelim.

Müttefikler hapı yutmuştu. Hiçbir kaçış yoktu. İngiltere'de toplanan büyük ordu, planlarını açığa çıkarmıştı. Hitler bir işgalin geldiğinin farkındaydı. Hitler'i, o zamana dek görülmüş en büyük işgalin bir blöf olduğuna inandıramadıkları sürece Normandiya çıkarması'nın başarılı olma şansı yoktu.

Devam etmeden önce bir adamdan bahsetmek istiyorum: Juan Pujol Garcia.

Çok başarılı bir adam değildi. 24 yaşındayken, denediği her işte başarısız olmuştu. 15 yaşında okulu bıraktı, kovulana kadar 6 ay orduda görev aldı. İki tane başarılı tiyatro salonu satın aldı, ikisi de iflas etti. Sonrasında, yine kötü bir durumda olan bir tavuk çiftliğine sevmediği bir kızla birlikte yerleşti.

Bu sırada ispanyol iç savaşı patlak verdi. Pujol, devlete destekten dolayı hapse atıldı. hapisten kaçmayı başarıp tek yıldızlı bir otelde çalıştı. Nişanlısını da bir daha görmedi.

Berbat bir hayat yaşıyordu.
Bir gün, torre dükü otele geldi ve bir oda istedi. İç savaş sonrasında ülkede hiç viski bulunamamasından şikayet etmeye başlayınca, pujol onunla bir anlaşma yaptı: Dük ona bir pasaport verirse, o da portekiz'den dük'e viski getirecekti. Dük anlaşmayı kabul etti ve pujol ona 6 şişe içki getirdi. Karşılığında da pasaportunu aldı.

Ancak Pujol sonrasında öğrendi ki, pasaportlar hiçbir işe yaramıyordu çünkü kaçacak hiçbir yer yoktu. Buna öfkelenen Pujol, bütün enerjisini savaşın bir an önce bitmesi için harcamaya karar verdi. ajan olacaktı.

İngilizler ona pek güvenmediler. Pujol çat pat ingilizce konuşuyordu ve eğitimsizdi. Bu haliyle iyi bir ajan olamazdı.

Pujol da derhal Alman elçiliğiyle irtibata geçti ve naziler için ajan olmak istediğini söyledi. onu, görevi çifte ajanları bulmak olan Federico adında bir adama verdiler.

Hayatı boyunca hep başarısız olmuş olan pujol, tarihin en etkili yalanlarını söylemeye başladı. Hitler'e olan sevgisini anlattı da anlattı. Hakkında bilgi sahibi olduğu diplomatları bir bir saydı. Aslında hepsini uydurmuştu. Federico çok etkilenmişti ve Pujol'u hemen kabul etti.

Federico Pujol'a nazi devletinin yurtdışında iş yapabilecek ajanlara ihtiyacı olduğunu söyledi. Pujol dük'ten aldığı pasaportu anlattı ve Federico tarafından Lizbon'a gidip bir çıkış vizesi almak için görevlendirildi. Pujol Lizbon'a gitti ama elçilik onu reddetti.

Yalan söylemeye devam etmesi gerekiyordu.

Lizbon'daki otelinde, Jaime Souza adında bir adamla tanıştı. Bir gece Souza'nın çıkış vizesi olduğunu öğrendi.

Birkaç gün sonra beraber rulet oynarlarken Pujol karnı ağrıyormuş gibi davranıp odasına gitti. Hemen Siuza'nın çantasını açtı, vizesini aldı ve hiçbir şey olmamış gibi geri döndü.

Sonraki gün vizesini Federico'ya gösterdi. Artık nazilerin güvenini kazanmıştı. Ajan olarak ingiltere'ye atandı.

Pujol aslında bir nazi ajanı olmak istemediği için hemen Portekiz'e gitti ve ajan olduğuna dair belgeleri bütün İngiliz elçiliklerine gösterdi. Harika bir çifte ajan olabilirdi!

Ancak bütün İngiliz elçilikleri tarafından reddedildi.

Pujol'un Almanya'yı İngiltere'den istihbarat topladığına inandırması gerekiyordu. Hayatında hiç ingiltere'ye gitmemişti.

Sonraki gün aklına harika bir fikir geldi. Abwehr'i (alman istihbarat teşkilatı) birkaç ajan daha bulduğuna ikna etti. Artık geri çekiliyordu. sorun çıkarsa suç almanya'nındı. İşler iyi giderse bütün övgüler onundu.

Pujol yalan söylemeye devam etti. Farklı hikayeler ve ajanlar uydurup hepsini Abwehr'e bildirdi. Tek amacı onların zamanını harcamaktı.

Çok zekice bir hamle olmadığının o da farkındaydı. Almanlar onu her an açığa çıkarabilirdi. Bu yüzden İngilizlerden bir kez daha yardım istedi ve isteği yeniden geri çevirildi.

Şans eseri, Pujol'un Almanya'ya yolladığı yalanlardan biri doğru çıktı ve İngilizler bu mesajı yakaladı. Hemen Pujol'u İngiltere'ye getirdiler ve çifte ajan olarak görevlendirdiler.

Pujol'un hayali ajanlardan oluşan listesi almanya'nın iyice ilgisini çekmişti. Farklı isimleri, geçmişleri ve amaçları olan 30'a yakın ajandan oluşuyordu bu liste. Abwehr bazılarına maaş bile yolluyordu.

"Ajanlarıyla" beraber sayısız yalan istihbarat yolladı. Almanya'ya sayısız asker ve paraya mal oldu. Ara sıra doğru olan birkaç istihbarat yollayıp güvenlerini yeniden kazanırdı.

Nazilerin manipüle etmeye devam etti. Almanya sivillerle dolu bir treni patlatmak için ondan tren saatlerini istedi. O da eski programı yolladı. Havacılıkla ilgili bilgi istediklerinde, önemli sayfaları yırtılmış bir belge yolladı. Almanlar Portekiz-İngiltere uçuşu yapan bir uçağı vurunca, Pujol ajanlarından birinin o uçakta olduğunu söyleyerek Abwehr'i azarladı. Abwehr bir daha hiçbir sivil uçağı vurmadı.

Pujol artık almanların gözünde etkili bir silahtı. Onlara insanlık tarihinin en büyük yalanlarından birini söylemeye hazırdı.

Pujol'un almanları bir işgal olacağına, ancak normandiya'nın 320 km kuzeyindeki calais'de olacağına inandırması gerekiyordu.

Müttefikler varını yoğunu bu yalanı inandırıcı yapmaya adadı: Şişirilme tank ve botlar, sahte hastaneler, uçaklar, inşaatlar, gazeteler ve sahte askerlerle ve daha niceleri.

Bir yandan Pujol Almanya'ya hayali ajanlarından mektup göndererek binlerce askerin Almanya'yı işgale hazırlandığını bildiriyordu. Kimsenin esir alınmayacağını, herkesin öldürüleceğini dahi ekledi mektuplarına. Tüm bunların sonunda Hitler'i, Normandiya'da değil de Calais'de bir işgal olacağına inandırdı.

6 haziran 1944. saat 6.30.

İlk müttefik birlikleri Normandiya'daki Omaha Beach'te. çıkarma başladı.

Naziler Normandiya'ya yardım göndermeyi reddettiler çünkü asıl işgalin Calais'de her an başlayabileceğini düşünüyorlardı. Asıl işgali bir yanıltma denemesi olarak gördüler. Bundan o kadar emindiler ki, kararı verirken Hitler'i dahi uyandırmadılar.

Günler geçti. On binlerce müttefik askeri sahile saldırdı ve Almanlar destek yollamamaya devam etti. Zarar iyice artınca, Hitler sonunda alman tanklarını göndermeye karar verdi.

Ancak son anda, pujol doğrudan Hitler'e bir mektup yolladı. Müttefiklerin de onun Normandiya'ya takviye yollamasını istediğini söyledi. Bu bilgiyi Abwehr de doğruladı ve Hitler emri geri çekti. Almanya'nın en güçlü tankları Calais'e gitti.

Müttefikler sahili ele geçirdiler. Almanya'nın sonu başladı. Pujol'un yalanları, sayısız müttefik askerini kurtardı.

Almanlar hala Pujol'a o kadar güveniyorlardı ki onu bir İron Cross ile ödüllendirdiler. Diğer yandan İngiltere de ona most excellent order of the british empire ödülünü takdim etti.

Almanya kısa zamanda yenildi ve Hitler intihar etti. Pujol'un gerçek yüzünü asla öğrenemedi. Pujol, sıtmadan öldüğü haberlerini yayarak son bir kez daha yalan söyledi. Almanların gözünde bir kahraman olarak öldü.

Halbuki, o sırada 36 yaşında olan Pujol vmVenezuela'ya kaçmıştı. Orada evlendi, iki çocuğu oldu. 1984'te gazeteci Nigel West onu bulana kadar sessiz bir şekilde hayatına devam etti.

Görüntülenme Sayısı: 203

DOĞUŞ POLAT Yazarın Diğer Yazıları