Kuşadası Haberleri

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı

                                                   

 

            -“Yoksunluk” nasıl olur Kitap Kurdu?

            -Bir şeyin eksikliğini fazlasıyla hissettiğin bir anda içinde bulunduğun durumu anlatabilecek bir kelimedir yoksunluk.

            Bir anda üzüntülü bir hal aldığını fark eder ve içinde bulunduğun durumu, niçin var olan şeye sahip olamadığını ve ona ulaşmanın ne kadar uzun bir zaman içersinde gerçekleşeceğini idrak etmenin acısı ile daha da burkulur için.

            Maddi yoksunluk çekmek daha çekilebilir olabilir, doğuştan bir eksiklik belki daha da üzer. Belki varlığını hiç hissetmeyeceğin için o kadar da umurunda olmayabilir. Eğer her an her yerde gözüne girecek şekilde yaşanıyorsa tahammülü zor olur.  En kötüsü daha önceleri yapılabilen bir şeyin elinden akıp gittiğini fark etmen, buna seyirci kalman olmalı. Belki de yaşlılık bu yüzden zor geliyor insanlara. Yoksunluğun aşılması da geçilen aşamaların çetinliği sayesinde kişiye armağan edilen yıpranmışlık sayesinde pekte tatmin edici olmayabilir. Uzun bir süre fark edilmeyen, insanı rahatsız etmeyen bir durum bile günün birinde bir anda karşına yoksunluk olarak çıkabilir ve bir anda ne olduğunu anlamadan, ne durumda olduğunun bilincine varmana sebebiyet verebilir. Her şeyden bir haber ve umursamaz olmak, bu zamanlarda işe yarıyor olsa gerek.

            Karanlıksan, körsen, yoksunsan…geriye sadece ölüm kalır.

            O da yaşanmıyor ki…

            Ey sen…!

            “Ben bilmek istiyorum, aç kalmak bile umurumda değil, ne olursa olsun bu toplumun engellerine karşı mücadele edeceğim, çünkü keşfetmek için özgür olmak istiyorum..!” demelisin. Korkuyorsan eğer bu engellere bu haksız taleplere karşı koyamazsın. Bu yüzden, şu andan itibaren korkunun senin üzerindeki etkilerini görmeli, bunlardan kurtulmalısın. Korktuğun an, özgürlüğünün son bulduğu andır.

            Güzel bir şeyi seyretmen, izlemen ve tüm dikkatini verebilmen için zihnin endişelerden arınmış olmalı. Zihnin, sorun, endişe ve tahminlerle meşgul olmamalı. Gerçekten gözlem yapabilmen için zihnin çok sessiz olmalı. Ancak o zaman zihin olağanüstü güzelliklere karşı duyarlı olur ve belki de o zaman özgürlük sorunun için ipuçları bulabilirsin.

            -“Özgürlük” nedir sevgili Kitap Kurdu?

            -Özgürlük, işine geleni yapmak, istediğin yere gitmek, istediğin gibi düşünmek değildir. Bunları şimdi de öyle ya da böyle yapıyor olabilirsin. Salt bağımsızlığa sahip olmak, özgürlük anlamına gelmez. Dünyadaki birçok insan bağımsız, fakat çok azı özgürdür. Özgürlük, bir zekâya işaret eder. Özgür olmak zeki olmaktır fakat, özgürlük sadece özgürlüğü dilemekle olmaz. Bütün çevreni, sürekli olarak etrafını saran sosyal, kültürel, evrensel ve geleneksel etkileri anlamaya başladığında ortaya çıkar. Ancak değişik etkileri anlamak, anne babanın, devletin, toplumun, ait olduğun kültürün, düşünmeden kabul ettiğin geleneklerinin etkilerini anlamak ve bunlardan kurtulmak derin bir iç görü gerektirir. Özgürlük kendini dünya ile özleştirmekten kurtarmak, tüm yaşantını yöneten ıstırap ezgisini sonsuza dek susturmak demektir.

            Fakat genellikle bunlara teslim olursun çünkü içinde korku vardır. Yaşamında iyi bir yerinin olmamasından, geleneklere uymamaktan, doğru şeyi yapamamaktan korkarsın. Ne yazık ki, özgürlük, gerçekte içinde korku veya zorlamanın, güvende olma arzusunun olmadığı bir haldir. Yarın kaygısı olmadan bu günü yaşamaktır.

            “Bir şey” olmayı istediğin anda özgür değilsin demektir. İster bir lider ol ister bir öğretmen veya arkadaşlarının ya da akrabaların arkasından git, ister belli bir geleneğe sıkıca sarıl, bunların hepsi senin bir şey yapmak istediğini gösterir. Gel gör ki tüm bunların ne kadar saçma olduğunu görüp de, dolayısıyla kalbi masum olan ve “birisi” olma arzusuyla harekete geçmiyor ve bu gerçeği anlıyorsan özgürlük söz konusudur.

            Bu anlamda eğitimin amacı; çocukluğundan itibaren sana birilerini taklit etmenin değil, daima “kendin” olmana yardımcı olmak olmalıdır. Ve bu çok zor bir şey değildir. İster çirkin, ister güzel, ister gıpta et, ister kıskan daima olduğun şey “olmak” ve bunu anlamak. Kendin olmak çok zordur. Çünkü olduğun şeyin değersiz olduğunu, kendini soylu bir şeye dönüştürebilirsen bunun ne kadar güzel olabileceğini düşünürsün. Ama bu asla olmaz. Aslında ne olduğuna bakıp bunu anladığında, tam da bu anlayışla bir dönüşüm vardır. Öyle ki özgürlük farklı bir şey olmaya çalışmakta, içinden geleni yapmakta, gelenek, anne baba otoritesini takip etmek değil, “her an” ne olduğunu anlamakta yatar. Bunun için eğitilmedin. Eğitiminin seni filanca veya falanca yapmaya teşvik eder. Fakat bu kendini anlamak değildir. Benliğin çok karmaşık bir şeydir. O yalnızca okula giden, kavga eden, oyun oynayan, korkan bir varlık değildir. Aynı zamanda gizli saklı, açık olmayan bir şeydir. Yalnızca senin aklından geçen tüm düşüncelerden değil, aynı zamanda zihnine, başka insanlara, kitaplara, gazetelere ve liderler tarafından konulan her şeyden ibarettir ve bunu ancak “birisi” olmak istemediğinde, birisini taklit etmediğinde, birilerini izlemediğinde anlayabilirsin. Bu” bir şey” olmak geleneğine karşı isyan halinde olduğunda mümkün olduğu anlamına gelir. Seni bu olağanüstü özgürlüğe götüren tek gerçek senin içinde gerçekleştirdiğin değişimdir. Eğitimin asıl işlevi bu özgürlüğü işlemektir.

            Yeni bir dünya umudu, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu görüp de sadece sözde değil, eylemsel olarak da buna isyan edenlerle dolu. İşte bu nedenle doğru eğitimden yana olmalısın. Çünkü ancak özgürlüğü içinde geliştirdiğin takdirde geleneklere bağlı olmayan, ya da bir filozof ve idealistin kişilik özelliklerine göre şekillenmiş yeni bir dünya oluşturabilirsin. Ne var ki sen birisi olmaya veya soylu bir örneği taklit etmeye çalıştığın sürece özgürlük söz konusu değildir.

                                                               ***

            Kitap Kurdu’nun yanından ayrılırken kafamın biraz karıştığını anladım. Bereket sözlerini yazıya geçirmiştim, tekrar okumam ve düşünmem gerektiğini kabul ettim.

Görüntülenme Sayısı: 388

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı Yazarın Diğer Yazıları