Kuşadası Haberleri

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı

                                                   

 

            Dağ Mahallesindeki pansiyondan içeriye girdiğimde köşedeki küçük resepsiyonda loş bir ışık altında Ahmet duruyordu. Gelir-gider faturalarını istediğimde çekmecelerden muhasebe evraklarını aramaya koyuldu.

            -Bunlar mı Halil Abi diye seslendi elindeki kâğıtları göstererek. Belgeleri inceledim.

            -Evet Ahmet, bunlar diye cevap verdim. Fatura ve fişleri alıp işyerime dönmek üzere Ahmet’lerin pansiyonundan ayrıldım.

            Bu, Ahmet’i son görüşüm oldu. Bir-iki ay sonra askere gittiğini duydum. Bir süre sonra da şehit olduğu haberi geldi. Kuşadası, Türk ve İslamiyet düşmanlarına karşı ilk şehidini vermişti. Daha sonraki yıllarda emperyalistlerin kuklası güçler terörü daha da tırmandırmışlar, yüzlerce şehit vermemize neden olmuşlardı, hâlâ oluyorlar.

            Eşkıyaların şehit ettiği Ahmet nasıl bir insandı?

            Ahmet, göçmen bir ailenin çocuğuydu. Osmanlılar zamanında Anadolu’nun dışında fetihlere katılan Türklerin soyundan geliyordu. Yani, evlâdı fatihanlardan. Muhacirler, Osmanlı’nın son zamanlarında batılı güçlerce soykırıma uğratılmışlar, Anadolu’ya zor şartlar altında dönenler kendilerini kurtarabilmişlerdi. Çalışkan göçmenler, Türkiye’de her şeye sıfırdan başlayarak hayata tutunmaya çalıştılar.

            Ahmet, çok efendi, gayet terbiyeli, insanlara son derece saygılı, asil ruhlu, temiz kalpli, sessiz sedasız, duygulu, nezaket sahibi, kibar bir arkadaşımızdı. Karıncayı ezmez, insanların iyiliğini isteyen, kimseye zarar vermeyen, kendi halinde, dürüst bir kişiliğe sahipti.

            Elbette bunları canilere anlatamazsınız. Onlar böyle şeylerden anlamazlar. Hatta asil insanların tutum ve düşünceleri onları daha çok kızdırır. Türklük ve müslümanlıktan nasibini almamış yaratıklar için soylu fikir ve hareketlere sahip insanların hiç önemi yoktur. Onların aldıkları emir, Türk ve müslümanları ortadan kaldırmaktır.

            Ahmet’in ve Ahmet’lerin şehit edilme sebepleri nelerdir?

            En önemli amaç Türk ırkının yok edilmesi, yurtsuz bırakılması, ya da yeryüzünde köle haline getirilmesidir.

            Bilindiği üzere Türk milleti milattan yüzyıllar önce ortaya çıkmış, zaman içersinde dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış, büyük devletler kurmuş, soylu ve güçlü bir millettir.

            Türk şehitleri ilk defa Anadolu’da ortaya çıkmamıştır. Milattan önceki yıllarda da Orta Asya’da milletimizi, vatanlarımızı ve devletlerimizi ayakta tutmak için pek çok şehit vermişizdir. Ve bu kutsal insanlar sayesinde varlığımız bugünlere kadar süregelmiştir.

            Şair ne diyor:

            Kılıç Arslan öldü sanma, yaşıyor bizde!

            Atila’nın ateşi var içimizde!

            Kanije’nin gazileri daha dipdiri!

            Sınırdadır Pilevne’nin kırk bir askeri!

            Edirne’de Şükrü Paşa bekliyor nöbet!

            Dumlupınar denen şeyi bilirsin elbet!

            Şehitlerden elli milyon bekçisi olan

            Aşılmaz bir kayadır bu ebedî vatan!

            Türk milletinin çeşitli milletlerden düşmanları var. Bizleri yok etmek istiyor, topraklarımızı elimizden almaya çalışıyorlar. Bu emperyalist güçler Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, İngiltere, Fransa, Almanya, Çin, Rusya, Arabistan, Yunanistan vb. olarak faaliyetlerini sürdürüyorlar. Yurdumuzda da bazı insanları maşa olarak kullanıyorlar. Ancak şerefli Türk askerleri onların kötü heveslerini kursaklarında bırakıyorlar.

            Kuşadalı Ahmet Şengülen şehit oldu. Askerlik rütbesinin hiç önemi yok, çünkü en büyük rütbe, en büyük mertebe zaten şehitliktir. Tertemiz bir vatan evladı, insanlarımız barış içersinde yaşasınlar, ilerlesinler diye şehit oldu. Vatanımız elden gitmesin, Türk Devleti yıkılmasın diye canını verdi. Ahmet gibi yüzlerce şehidimiz var. Hepsine de büyük borcumuz var. Bu borç ne yapsak ödenmez.

            Şair ne diyor:

            Dağda niçin bağrılır?

            Feleğe çatmak için.

            Açılır tatlı güller

            Arılar tatmak için.

            Göğse çiçek takılır

            Solunca atmak için.

            Tanrı kızlar yaratmış

            Erlere satmak için.

            İnsan büyür beşikte

            Mezarda yatmak için.

            Ve………………….

            Kahramanlar can verir

            Yurdu yaşatmak için…

            Ruhun yücelere ulaştı. Seninle gurur duyuyoruz. Seni unutmadık ve unutmayacağız Ahmet. Daima gönlümüzdesin.

Görüntülenme Sayısı: 299

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı Yazarın Diğer Yazıları