Kuşadası Haberleri

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG)

 

Birçok kişi için, ilk adımı atıp, psikologdan yardım almak gerçekten zordur. Ne de olsa, bir yabancıyla kişisel hayatınızı, ilişkilerinizi, korkularınızı paylaşmak kolay değil. “Sorun ben değilim, sen git terapiye!”, “Deli miyim ki psikoloğa gideceğim?” gibi cümleleri siz de çok duymuşsunuzdur. Belki de söyleyen sizdiniz. Ama işin aslı böyle değil.


Motivasyon eksikliği duyan, stratejilerini belirlemek isteyen başarılı yöneticiler, boşanmaya karar alma, ilişkilerini kurtarma sürecinde veya boşanmalarını çocuklarına nasıl açıklayacaklarını bilmek isteyen ebeveynler gibi sağlıklı bireyler de terapi alır. Terapiye gelen kişi bence deli ya da sorunlu değil, cesur ve problemini çözmek için yolculuğa çıkmış, değişimden korkmayan kişidir.

 

Psikolog, sizin kendinizin çözemediği problemlerde size yardımcı olur. Aslında bunu yapan birçok insan var: doktorlar, öğretmenler, uzmanlar, ipotek danışmanları, araba tamircileri…. Ama psikologla işler biraz farklı. Çünkü yardım konusu sizin içsel benliğinizdir. Göremediğimiz, dokunamadığımız, yağ seviyesini kontrol edemediğimiz içsel benliğiniz için bir şey yapmanın tek yolu da sizden geçiyor. Anlattıklarınızla, davranışlarınızla, düşündüklerinizle ve hissettiklerinizle. Cerrahın modern aletlere, öğretmenin ders kitaplarına ve araba tamircisinin anahtarlarına nasıl ihtiyacı varsa, psikoloğunuzun da işini iyi yapabilmesi için size ihtiyacı var. Hiçbir psikoloğun sizi iyileştireceğini söylemesi bu yüzden doğru olmaz. Bunu kendiniz yapacaksınız. Psikolog ise doğru ve etik şekilde size yardım edecek. Nasıl mı?

       1- Öncelikle, her zaman temel bir terapötik tutumda olarak: saygılı, koşulsuz kabul ederek, empatiyle ve özgünlükle. Psikoloğunuz sizi koşulsuz dinlemeyi, sizi ve anlattıklarınızı yargısız bir şekilde kabul etmeyi ve sizin iyiliğinizi amaç olarak görmelidir.Sizi hiçbir zaman yargılamaz ve taraf seçmez. Probleminiz ne olursa olsun, büyük, küçük, sizin için önemlidir.Size zor sorular soruyorsa, bazen sıkıştırıyorsa, bunu tek bir amaçla yapmalıdır: sizin iyiliğiniz için, sizin probleminizi çözmenizde yararlı gördüğü için.

 

        2- Özellikle eş terapisinde karşılaştığım bir konu, eşlerin psikologdan kimin doğru, kimin yanlış, haklı, haksız olduğunu belirlemesini istemeleri. Psikolog bunu asla yapmamalı; onun işi size yardımcı olmaktır, yargıç değildir. Hatta kişisel olarak sizi onaylayıp onaylamamasının hiçbir önemi yoktur. Önemli olan kendi fikirlerinizin, davranışlarınızın size engel olup olmadığıdır. Her seansa başladığında, psikolog kendi değer yargılarını kapının dışında bırakmalıdır.

 

   3- Tek bir seanstan çıktıktan sonra bütün sorunlarınızın çözülmesini beklemeyin. Sorunlar bir saatte oluşmadığına göre çözümü de bir saatte olamaz.

 

   4- Psikoloğunuz onunla paylaştıklarınızı asla başkalarıyla paylaşamaz, anlattıklarınızın gizliliğine saygı duyar ve sır saklama hükümlüğü vardır.

 

   Peki nasıl yardımcı olur?

   5- Sizi bilgilendirerek: sizin probleminizle ilgili sorularınızı ve anlamakta zorluk çektiğiniz şeyleri açıklayarak. Çünkü bir şeyi anlarsak, onu şekillendirebiliriz, değiştirebiliriz.

 

        6- Farklı açılara yönlendirerek: içinde olduğumuz konuları uzaktan veya başka bir açıdan algıladığımız an, bir başkasının bakış açısından gördüğümüz an, problemimizi de değişik algılarız.

 

        7- Size imkanlar sunarak: çünkü siz artık bunları görmeyebilirsiniz. Size göre belki herşeyi denediniz. Psikoloğunuz size hayatınızda, size özel, uygulayabileceğiniz imkanlar sunar.

 

        8- Seçim yapmanıza yardımcı olarak: psikolog danışanın hayatına müdahale etmemelidir. Psikoterapide kişi, davranışsal ödevler dışında (örneğin spora başlaması, günlük tutması vb.), asla direkt olarak yönlendirilmez. Seçim her zaman danışanın kendisine aittir.

 

        9- Size ayna olarak: bazı davranışlarımızın, alışkanlıklarımızın, önyargılarımızın problemin çözülmesine değil, kalmasına katkıda bulunduklarının farkında olmuyoruz. Daha önce işinize yarayan davranış, şimdi size yararlı olmayabiliyor. Kendimiz farkında olmadan problemi besleyebiliyoruz. Psikoloğunuz, hoşunuza gitmese de davranışlarınızı görmenizi, yüzleşmenizi sağlar ve böylece değiştirmenize yardımcı olur.

 

     10- Son olarak da: psikoloğa rahatlamak, dertleşmek, teselli için gitmeyin. Psikoterapi sohbet değildir. Onu iyi bir dostunuzla da yapabilirsiniz. Terapinin amacı içinde bulunduğunuz durumu iyileştirmektir.

Görüntülenme Sayısı: 135

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG) Yazarın Diğer Yazıları