Kuşadası Haberleri

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG)

 

Her korku veya stres veren durumda yaşanan endişeye panik atak diyemeyiz.  Panik ataktan söz edebilmek için aynı anda birkaç semptomun yaşanması gerekiyor.

 

Panik atak endişe veya olumsuz duyguların birikimi ile ortaya çıkar. Devamlı stres yaratan bir ortamda bulunmak da panik atağın başlamasına neden olabilir. Panik atak hem psikolojik hem fiziksel semptomlarla ortaya çıkar. Kalp çarpıntısı, terleme, titreme, baş dönmesi ve solunum problemleri (hiperventilasyon) panik atakta görülen fiziksel belirtilerdir. Genellikle kişi terlemeye vetitremeye başlar ve kaslarının sıkıldığını hisseder. Vücudunun üzerinde hiçbir kontrole sahip olmadığını,hattavücudundan uzaklaşma gibi duygular hisseder. Kalbi daha hızlı atmaya başlar ve göz bebekleri büyür. Ayrıca, kişi daha hızlı ve yüzeysel nefes almaya başladığı için baş dönmesi hisseder.


Psikolojik semptomlar,genelde kişinin çok kötü bir şey olacağını veya kalp krizi geçirdiğini düşünmesiyle başlar. Bu düşünceler var olan korkuyu daha da artırır. Bu korku ise fiziksel belirtileri pekiştirir ve böylece bir endişe çemberi oluşur: fiziksel belirtiler → korkulu düşünceler → daha fazla korku → fiziksel belirtiler vs. vs.

 

Panik atak geçiren kişi, mümkün olduğunca yeni bir saldırı beklediği durumlardan kaçınmak ister. Örneğin, yoldan, süpermarketten, kalabalık veya kaçması zor olan yerlerden kaçınmaya başlar. Panik atak korkusu yüzünden bazı yerlerden kaçınmaya agorafobi denir. Kısa vadede, bu stres yaratan durumlardan kaçınmak iyi bir strateji ve panik atağı önlüyormuş gibi görünüyor. Ama uzun vadede etkili değildir çünkü panik atağı yaşamaktan korkan kişi, gittikçe daha fazla durumlardan ve ortamlardan kaçınmaya başlar ve hareket özgürlüğü gittikçe sınırlanır.

 

Panik atak korkusu kişinin hayatını kontrol etmeye başlarsa, buna panik bozukluğu denir. Panik atak korkusu devamlı kalabalık yerlerden (süpermarketler veya toplu taşıma gibi) veya bazı durumlardan (araba sürmek gibi) kaçınmakla sonuçlanırsa, agorafobi ile panik bozukluğu kombinasyonu ortaya çıkar.

 

Hafif panik atak durumunda, bilişsel davranışçı terapi, şiddetli panik bozukluğunda, ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi kombinasyonu önerilir. Psikoterapi, ataklarla başa çıkmaya, önlemeye ve ihtimalini azaltan yeni alışkanlıklar yaratmaya yardımcı olur.Panik atakterapisi genelde çok iyi sonuçlar verir. Kişi zor bulduğu durumları araştırıp, endişeli beklentilerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini araştırarak, gözlemleyerek, panik ataklarının tehlikeli olmadığını ve panik korkusu verebilecek durumlarından kaçınması gerekmediğini deneyimler.

Görüntülenme Sayısı: 1184

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG) Yazarın Diğer Yazıları