Kuşadası Bugün
Parçalı Bulutlu
En Yüksek : 31°C
En Düşük : 20°C
Kuşadası Haberleri

YAVUZ AKGÜN - Gazeteci / Yazar

Bundan önceki dönemlerde bir siyasi partinin Gençlik Kollarında, Ana Yönetim Kademesinde parti içi çeşitli siyasi görevler üstlendim. 2009 yerel yönetim seçimlerinde de bir siyasi partiden Aydın İl Genel Meclisi Üyesi Adayı oldum. Kendimi tanıtma adına değil de yazımın başlığını oluşturan konuda bilgi ve tecrübe sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağı düşüncesinde olduğum için okuyucalarıma sadece hatırlatma bazında şahsım adına bir girizgah yaptım…Teşkilat içerisinde çalışmadan, emek sarf etmeden dışarıdan ahkâm kesmenin doğru olmadığı kanaatindeyim.

Yerel yönetim seçimleri de yaklaştıkça geleceğimizin teminatı bu gençler hakkında kendi görüş ve düşüncelerimi siz değerli okuyucularımla ve özellikle siyaseti seven ve yaşadığı şehrin sorunlarıyla ilgilenen genç kardeşlerimle durum tespitini ve önerilerimi paylaşmak istedim.

Kuşadamızda toplum ve siyaset adına faydalı hizmetler yapmak isteyen, yaşadığı yer ve ülkesi adına çalışmak isteyen nice gençler var…

            Bunların birçoğu 18 yaşının altında. Bir çoğu da 18-30 yaş arasında…

            Bu gençler, bir sivil toplum örgütüne veya bir partiye giriyorlar ve bu teşkilatlarda çalışmaya başlıyorlar. Neler yapıyor bu gençlerin bir çoğu sayalım:

            Çay getir-götür, bildiri ve seçim beyannamesi dağıt, afiş ve pankart as…

            Mevcut gençlerin çoğunluğu  bu tip ayak işleriyle kullanılıyorlar. Oysa bu gençlerin çoğunluğu fikirlerini konuşmak, bilgilenmek, deneyim sahibi olmak istiyorlar. Çoğunluğu diyorum çünkü içlerinde Belediye’ye işçi olarak girmek, baraka, büfe veya plaj yeri kiralamak isteyenler de var… Gençlerin siyasi fikirlerini dile getirdiğinde de söyleneler hep klişe olmuştur; “Biz de zamanında bunları yaptık.”

            Ne yazık ki bu gençlerin büyük bir bölümü, eğitilmiyor ve yetiştirilemiyor. Böylelikle bakış  açıları dar kalıyor. Özellikle seçim süreci içerisine girilen zamanlarda bu gençler neredeyse seçim stresinin beraberinde getirdiği tüm yükümlülük ve zorluklar içerisinde bu ağırlıkların altında eziliyorlar. Nitelikli kaynaklardan da mahrum kalıyorlar.

            Bir çoğu siyaset biliminden habersiz yetişiyor ve politikayı sadece bir şeylere karşı çıkıp, hakaret etmekten ibaret zannediyorlar. Bir kısmı da üst kademelerden baraka, büfe, tezgah, masa başı iş veya rahat bir konum talep ediyorlar.Bu arada gerçekten de idealist olan genç bir kesim varsa,onlar da arada gözden kaçıyor ve bu gençler siyasete küsüyorlar.Daha siyasetin akıl,mantık ve hesaplama işini öğrenmeden politika ve siyasetten uzaklaşıyorlar ve kısacası ne yazık ki “apolitize” oluyorlar.

            Gençlik demek; gelecek demektir. Bu anlamda bu gençlik kurumları uzman siyaset insanları tarafından yetiştirilmeli, gençlik kollarına sadece bildiri-afiş dağıtma, pankart asma,ayak işlerini yaptırma işlevini üstlenen bir örgütsel yapı gözüyle bakılmamalıdır.

            Gençleri, siyasetin işleyişi, hukuk sistemi, yasaların çıkış süreçleri, anayasa ve milletvekillerinin görevleri, yerel yönetim işleyişi gibi konularda bilgilendirmeli böylece kişisel ufukları gelişerek olaylara bakış açısı genişletilmelidir. Bununla birlikte; gençlerin içerisindeki karamsarlık dalgası hafifler, hayata daha pozitif ve analitik bakmaları sağlanır.

            Bir başka sorun da toplumun gençliğe ve siyasete yaklaşımından kaynaklanıyor.

            Genç, yaşça kendisinden daha büyük olan tarafından her zaman daha tecrübesiz ve dolayısıyla yetersiz olarak algılanıyor. Bu da güven problemini beraberinde getiriyor. Siyaset kurumuna duyulan şüpheci yaklaşımların getirdiği olumsuzluklar da buna eklenince gençlerin işi daha da zorlaşıyor.

            Sonuç olarak; gençlerin toplumsal yaşamın en dinamik aktörleri olduğu düşünülürse yerel yönetimlerin, partilerin ve kurumların gençlikle ilgili uygulayacakları politikaların faaliyetlerini, toplumun tüm kesimini kucaklayıcı nitelikte olması gerekmektedir. Bu şekilde yaklaşım ve uygulamalar, gençler arasında siyasete katılımın değişen anlayışını yakalama yönünde önemli bir adım olacaktır.

 

            “Gençliğin ruhunu işlenmeyen bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız orada ısırganlar, dikenler yetişir.” – SNELLMAN

 

Görüntülenme Sayısı: 1289

YAVUZ AKGÜN - Gazeteci / Yazar Yazarın Diğer Yazıları