Kuşadası Bugün
Çok Bulutlu
En Yüksek : 9°C
En Düşük : 5°C
Kuşadası Haberleri

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG)

 

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler, kendini herkestenüstün görür, bencil, hırslı ve baskın davranır ve çoğu kez empati kuramaz. Bu tanımı okuduktan sonra hemen hemen herkesin biraz narsist olduğunu düşünmüş olabilirsiniz. Doğrudur, herkesin kişiliğinde narsistik özellikleri vardır. Ancak, bu özellikleri sergileyen herkesin narsisistik kişilik bozukluğu var diyemeyiz.

 

Psikolojik bozuklukları sınıflandırma sistemiDSM IV’e göre,kendini aşırı beğenen, megaloman ve aşırı hayranlık duyulma ihtiyacı olan, başkaları ile empati kurma yeteneğieksik olan ve bu davranışı sürekli olarak sergileyen kişilere narsisistik diyebiliriz.Sürekli manipule etmeye çalışırlar, davranışları içten ve doğal değildir, bencil, tutarsız, çoğunluğu palavra olan yalanlarla karşınıza çıkarlar.Narsistler çoğu zaman başkalarını görmezden gelir, karşı çıkana tahammül etmez ve kendilerini yasadan üstün hissedeler. Kendilerini yüce, dahi ve üstün hissederler. Hiçbir zaman kendi zayıflıklarını ve yanlışlarını kabul etmezler ama başkalarının zayıf yanlarını ve yanlışlarını vurgularlar.Dahası, sürekli olarak dikkat ve onay isterler. Bu kişilerle geçim zordur ve uzlaşmak genellikle imkansızdır. Davranışları yüzünden sürekli aile ve arkadaşlarla çatışmalar ve çözülemeyen sorunlar yaşarlar. Eleştirilere ve gerilimlere tahammül edemezler ve öfke ve saldırganlıkla yanıtlarlar.

 

Bu kişiler ilk bakışta ihtişamlı, mutlu, büyüleyici ve emin görünürler. Bu yüzden çoğu kişiye çekici gelirler. Onlara bağlanmak ve hayranlık hissetmek kolaydır. Ama bu maskenin ardında genellikle bir boşluk, bağımlılık ve korku hissi vardır.

 

Narsisizmin nedenleri hakkında net bir genelleme yapamıyoruz. Ama küçük yaşta yaşanan travmalar, gelişim problemleri ve ebeveynler veya bakıcılar tarafından problemli, tutarsız yetiştirme tarzı, bu bozukluğun gelişiminde önemli bir rol oynadığını biliyoruz.

 

Narsistler içinyardım istemek büyük bir problemdir. Sonuçta, yardıma ihtiyacı olan biri olarak görülmekten hoşlanmazlar. Ne zaman ki herkes tarafından terkedilirler, değersizlik ve yararsızlık duygusu baş eder, çaresiz ve yalnız kalırlar, o zaman son çare olarakbir psikologdan yardım isteyebilirler. Fakat genelde kendileri terapiyi seçmez ve terapiye başlarlarsa da çevresi onları terapiye zorladığı içindir.

 

Her kişilik bozukluğu gibi, narsisistik kişilik bozukluluğunun da terapisi zor bir süreçtir. Aile terapisi,bilişsel davranışçı terapi, kişişel psikoterapi ve grup terapisi gibi tedavi yöntemleri kullanılır.Ek olarak, depresyon ve anksiyete için kullanılan antidepresanlaryardımcı olabilir. Çünkü her ne kadar kendilerini mükemmel hissetseler de çoğunlukla şiddetli depresyon ve boşluk hissi çekerler. Tedavi zor olsa da imkânsız değildir ve genellikle uzun vadeli tedavilerle sonuç elde edilir.

 

En önemlisi aslında kişinin ilk adımı atıp, psikoterapiye başlamasıdır. Kendisinin bir sorunu olabileceğini kabul etmesi, yolun yarısı denebilir.

Görüntülenme Sayısı: 361

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG) Yazarın Diğer Yazıları