Kuşadası Haberleri

MAHMUT ÖKÇESİZ

 

 

 

Kuşadası Kervansarayı  geçmişte bir “ han “ idi yani ticaretin yoğun olarak yaşandığı bir işletme idi. Kervansaraylar  Selçuklular ile  başlayıp günlük hayatımıza giren, kurumsallaşan, yolcu ve eşya kervanlarına hizmet eden, her türlü zanaatın temsil edildiği, yolcu ve eşya kervanlarının konakladığı ve emniyet içinde gecelerini  geçirdiği  ücretsiz hizmet sunulan sosyal devlet kurumları idi. Osmanlı döneminde ise  mimari ve hizmet bakımından günün ihtiyaçlarına cevap veren  mükemmel  birer canlı ticaret yapıları olmuşlardı.

 

Kervansaraylar  mutlaka işlek ticaret yolları üzerinde kurulur  ve her 20-25 km de bir yapılırdı. Kale gibi burçları ve mazgalları olan, devasa bir alanı kaplayan  bu yapılar genellikle iki katlı, iki kapılı, geniş avlulu ve içinde her türlü ihtiyaca cevap veren zanaatkârların dükkanlarının olduğu  yerlerdi.

 

Osmanlı devlet politikası, menzilleri iskân etmek ve ıssız bölgeleri geliştirmek için menzil külliyelerinin yapımına önem vermiştir. Bu sebeple menzil külliyeleri içindeki menzil kervansaraylarının ayrı bir yeri vardır. Osmanlı devri kervansaraylarının çoğu işlev olarak açık bir avlu ve kapalı bölümlerden oluşmaktadır. Kare ya da dikdörtgen biçiminde ve revaklı olan bu avlunun çevresindeki mekânlar çoğunlukla iki katlı olarak inşa edilmiştir. Yolcuların kaldığı bölümde peykeler ve ocaklar bulunmakta, avlunun çevresinde ahırlar, depolar, yönetim birimleri vb. yer almaktadır.

 

İşlek ticaret yolları üzerinde güvenliğin sağlanması için Osmanlı hükümetince o yolların üzerindeki köylerin halkından oluşan yarı askeri korucular –derbentçiler-teşkilatı vardı. Kendi bölgelerinde bir kervan soyulursa zararı o bölgedeki derbentçiler öderdi. 17. yy da İran’dan Ege kıyı limanlarına ipek getiren kervanların sayıları artmıştı

 

Ticaret malları bir yerden bir yere kervanlarla taşınırdı. Kervanlar genellikle develer ve atlardan oluşurdu. Develer yük taşımada kullanılırken atlarda yolcularda at sırtında daha rahat hareket ediyorlardı.Kervanlar 20-25 km sonra bir kervansaraya uğrar, develeri-atları-katırları alt kattaki ahırlara bağlarlar, yaralı ve hasta olan hayvanlar baytarlara tedavi ettirilir, nalbantlar hayvanların nallarını kontrol eder,  hayvanlara ot ve saman verilerek karınları doyurulur ve dinlenmeleri sağlanırdı.

 

Kervan sahipleri, kervan ile seyahat eden yolcular ve yol muhafızları ise  aş evinde yemeklerini yer, yaralılar veya yolda hasta olanları hekim muayene eder ve yaralarını sarardı. Kervansarayda görevli hoca efendi ile birlikte vakit namazları kılınır ve dinlenmek için üst kattaki hücrelerde-odalarda kervan yolcuları istirahate çekilirlerdi.

 

Bir kervansarayda yapısal özellikler olarak ahırlar, depolar, yönetim birimleri, erzak ambarı,  han odaları, aş evi, mescit, revir, çeşme veya şadırvan, hamam ve  samanlık vardı. Nalbant, demirci, pabuççu, attar, havutçu, nalıncı, hekim, baytar, imam, hancı, aşçı ve yönetim personeli kervansarayın veya hanın gündelik işlerinin yürütülmesi için görev başındaydılar. Düzen tıkır tıkır işler aksaklıklar hemen subaşına veya sancak beyine bildirir ve çözüm bulunurdu. Sorun büyük ise bir tezkire ile hemen payitahta-İstanbul’a-iletilir ve divan-ı Hümayunda karara bağlanırdı.

 

Bizim Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı diye bildiğimiz bu tarihi yapı 1028 hicri /1612-13 Miladi tarihinde bizzat Mehmet Paşanınkendisinin  kaleme aldırdığı vakfiyesine göre Kuşadası’nda yapılan “külliye” nin  hanı olarak inşa edilmişti. Denize (önde )  ve karaya cepheli (arkada ) iki  kapısı olan, kale gibi burçlara sahip , mazgal delikleri ile kolay savunulabilen, iki katlı ve geniş avlulu bir “ han” idi.

 

Evliya Çelebi ünlü seyahatnamesinde  yazdığı gibi 1671 senesinde  “ Kurşunlu Hanı” ziyaret etmiş ve önemli bilgiler vermiştir. Ünlü seyyah handa bir Yeniçeri ağasının ikamet ettiği ve her gün 10 neferin buradan törenle ayrıldığını ve Güvercin ada kalesine giderek nöbet değişimi yaptıklarını yazar.

Kuşadası Kervansarayını ne yapacağına karar veremeyen Kuşadası belediyesi, bu hanın tarihi geçmişini iyi bilmek zorundadır. Bu geçmişe göre bu hanın ne yapılacağı aşikardır.  (devam edecek )

Görüntülenme Sayısı: 668

MAHMUT ÖKÇESİZ Yazarın Diğer Yazıları