Kuşadası Bugün
Çok Bulutlu
En Yüksek : 24°C
En Düşük : 12°C
Kuşadası Haberleri

FATİH DÖNMEZ - Tiyatrocu/Aktör

 

 “Büyük bir çatışma çıkmıştı kentte. Biz,insanlar,çiçekler,karıncalar, kuşlar,balıklar ve yıldızlar öldürülmesin diye sokaklara renk renk yazılar yazıyor,duvarlara afişler asıyorduk.Hepimiz gençtik;yaşlı olanlarımız da vardı aramızda ama hepimiz gençtik. Onlar,insanları,çiçekleri,karıncaları,kuşları,balıkları ve yıldızları öldürmek için çıkmışlardı sokağa.Hepsi yaşlıydı,genç olanları da vardı aralarında ama hepsi yaşlıydı.”

 

Birkaç gündür Ahmet Ümit’in “Çıplak Ayaklıydı Gece” adlı öykü kitabını okuyorum.Kitaptaki “Bir Akdeniz Düşü” adlı öykünün bir yerinde Ahmet Ümit, yukarıda okuduğunuz satırları yazmış.Kitap 1992 de yazılmış.12 eylül 1980 dönemine,mücadeleye,direnişe dair öyle güzel hikayeler sunuyor ki...

 

“Bir Akdeniz Düşü”nde okuduğum bu paragraf aklıma hemen şu düşünceyi getirdi:Ne kadar “bugün” içinde yaşadığımız ortamı anlatıyor.Bir ülkedeki sorunlar 30-35 yılda hiç mi değişmez,hiç mi şekil değiştirmez?Bugün de çiçekler ve yıldızlar öldürülmesin diye sokağa çıkan gençler öldürülüyor.Sorunlarımız artarak devam ediyor.Böyle güzel bir ülkenin böyle güzel insanlarına,güzel bir yaşamı layık görmeyen,aynı sorunların süregelmesinden nemalanan tüm politikacılar,asla güzel anılarla anılmayacaksınız!

 

Kitabın ilk öyküsü,”78’linin Mektubu” adında bir mektup.1977 yılında Gaziantep’te faşistler tarafından öldürülen Enver Kurt’a,katledilişinden yıllar sonra yazılmış.Mektupta mücadele yıllarından bahsederken şöyle diyor Ahmet Ümit:”Soru sormak ihanetti;susmak,uyumlu olmak erdem”.Tanıdık geldi mi?

 

 

Aynı mektubun ilerleyen bölümlerinde şöyle diyor: “Evet Enver’ciğim,dünya hala dönüyor.Biraz yavaşlamış olsa da,çizdiği kavisler hafifçe titrese de dünya dönüyor.Ülkemizde olmasa bile yeryüzünde demokrasi bilinci gelişiyor.Bugün nükleer felaketten biraz daha uzağız.Sermayenin küresel saldırısına,ilerici insanlık küresel karşılık vermeye hazırlanıyor.”  İşte burada durup bir an için,dünyada demokrasi bilincinin asla gelişmediği aklıma geliyor.Bugün baskılar,savaşlar,ayrımcılık belki de her zamankinden bile daha ileri seviyede.Ülkemizin en bakir,en güzel yerleri olan  Sinop ve Mersin’e kurulmak istenen nükleer santraller geliyor aklıma,doğayı katledenler,çiçeklerin yıldızların,balıkların düşmanları geliyor aklıma.Sermayenin küresel saldırısına,küresel bir karşılık veremediğimiz de ortada.Bu nükleer santrallerin içerdiği tehlikeler ortadayken,doğaya verdiği geri dönülemez zararlar ortadayken; yine de bize ait olan bu güzelliklerin sermaye baskısıyla,sermaye ortağı politikacılar tarafından katledilmesi geliyor aklıma.

   

 

Dünden bugüne gelen o mektubu okuyup,bugüne bakarak  karamsarlığa düşmek üzereyken okuduğum şu satırlar kurtarıyor beni: “Bizi güzel kılan yanımız,muhalif olmamızdı.Kaybeden taraf olmamız.Bana kalırsa devrimciler hep muhalif olmalı.İktidar,kirletiyor.”....”Ben yine de insanlığın savaşsız,sömürüsüz bir dünyayı kuracağına inanıyorum.Uzaklarda bir yerlerde hiç yaşanmamış güzel günler,serüven duygusunu akılla birleştirebilecek insanları bekliyor.Don Kişot,Che ve sen, bu insanların öncülerisiniz.”İşte burada da Kuşadası’nın son yeşil parçası Kasım Yaman Parkı için aylardır bıkmadan direnen,doğayı,yeşili,karıncaları ve yıldızları öldürmesinler diye nöbet tutan Adalı’lar geliyor aklıma,gururla karışık bir gülümseme yayılıyor yüzüme.

 

 

Edebiyatın gücü burada ortaya çıkıyor işte.35 yıl önce yazılanları okuyup,bugünü anlamak,bazen karamsarlığa da düşsen,umudunu korumak,hep yenilsen de hep yeniden ayağa kalkmak,hep direnmek,hep soru sormak,hep kuşku duymak.Ve insana yakışır bir hayat için mücadele ederken canını verenleri hiç unutmamak,hep yaşatmak.

 

 

İstanbul’dan,Gezi Parkı Direnişi’nden Kasım Yaman Parkı’na selam ederim.Bence Kasım Yaman Parkı,Kuşadası’nın Gezi Parkı’dır. Karıncalar ve yıldızlar için nöbet tutarken geçmişten gelen bir yol gösterici,bir yaren ararsanız,Ahmet Ümit’in “Çıplak Ayaklıydı Gece” adlı kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Görüntülenme Sayısı: 1500

FATİH DÖNMEZ - Tiyatrocu/Aktör Yazarın Diğer Yazıları