Kuşadası Haberleri

SALİHA ÜNAL - SANAT TARİHÇİ - ARKEOLOG

 

 

"Dünyadaki açlık ve sefaletin nedeni yoksulları doyuramamak değil, zenginleri doyuramamaktır."

 

Üretim ve tüketim alışkanlıklarının ele alınıp irdelenmediği ve sanki yaşayacağımız başka bir dünya varmışçasına tüketen insanların hangi ideolojiyi savundukları, düşledikleri sistem, ütopyaları ve ütopyalarımız; dereleri barajlarla boğumlanan, toprağı tarım ilaçları ve GDO'lu tohumlarla zehirlenen, denizleri plastik poşetlerle boğulan, atmosferi kirletilen, ozon tabakası delinen dünya için önemsizdir. Dünya için önemli olan insanların elinden kurtulmaktır bence...

 

Neden bu kadar çöp var?

 

İhtiyacımızdan fazla tüketiyoruz, geri dönüştürmüyoruz, açgözlüyüz ve paylaşmak yerine dökmeyi tercih ediyoruz. Dünden kalan ekmekleri ısıtıp yemek yerine her gün taze ekmek alıp ertesi gün çöpe atıp yeniden ekmek alıyoruz.


Güneşin, yağmurun, toprağın, çiftçinin bir buğday tanesine verdiği emeğin bilincinden uzak yaşarken "emekçi" söylemlerdeyiz.


Biz fikir ve pratik olarak hesaplanmayan küsüratların altında ezilen, ezildiği için daha çok ezen yegane türüz. Hep daha fazla, yaşamak için birincil derecede gerekli olmayan ne varsa tüketmemiz teşvik ediliyor ve bu küresel bir strateji.

 

Çöpte neler var?

 

Sistemin tek tipleştirmesinden, sistemin oramızı buramızı yontup bizden biz olmayan bizler yaratma çabasından meyveler de nasibini alır. İsterler ki raflara dizdikleri her meyve yuvarlak, parlak, kırmızı, mor, göz alabildiğine sarı, ne ise o'ndan çok bunu nasıl görmek istersiniz formatında önce göze hitap etsin. Sırf şeklen yamuk, küçük, ortalama büyüklüğün altında, taşınırken ufak bir yara almış diye hergün kaç ton sebze ve meyve dünyadaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak, ulaştırılabilmek yerine çöp kutusunun derinliklerini boyluyor..

 

Açlık yok, açgözlülük ve israf var. Yeryüzüne, güneşe, toprağa, yağmura, toprağı kazan ellere ihanet var...

Görüntülenme Sayısı: 430

SALİHA ÜNAL - SANAT TARİHÇİ - ARKEOLOG Yazarın Diğer Yazıları