Kuşadası Bugün
Çok Bulutlu
En Yüksek : 24°C
En Düşük : 12°C
Kuşadası Haberleri

FATİH DÖNMEZ - Tiyatrocu/Aktör

                   

Bu yazıyı yazıp bitirince,Oyuncular Sendikası 2. Olağan Genel  Kuruluna gideceğim ve önümüzdeki üç yıl boyunca benim mesleğim ile ilgili konularda örgütlenme,dayanışma ve hukuksal faaliyetler konusunda beni temsil edecek ve koruyacak olan kişileri seçmek için oy kullanacağım.Uzun bir süreden beri ilk defa bir seçimde, kazananın Tayyip Erdoğan olmayacağını bilerek oy kullanmak,oldukça zevkli olacak.Ha,oradan da Tayyip Erdoğan çıksa şaşırır mıyım,elbette şaşırmam.Şaka şaka,şaşırırım tabii ki de.

    

Evet,biz oyuncuların bir sendikası var.Bilmiyordunuz değil mi? Hem de bizim sendikamız,ülkemizin en bilinçli,örgütlü,çalışkan ve demokratik sendikası desem abartmış olmam herhalde.Emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim.Bu sendika sayesinde bizim işimiz yani “oyunculuk”, ilk defa bir meslek olarak tanımlandı.Evet,2012 yılında meslek olarak tanımlandık.Ondan önce,ülkemizin 80-90 yıllık tarihinde “oyuncu” diye bir meslek yoktu.Peki neydi oyuncular? Mesela eğlence sektöründe adımız anılırdı,mesela serbest meslek denirdi,dansözler ve çalgıcılarla aynı sayılırdık.Hatta yaşını başını almış abilerimizin ablalarımızın anlattığına göre fahişelikle bir sayılırmış.

    

O kadar eskiye gitmeden,  ben de bir “oyuncu” olarak geçmişime baktığımda neler gördüm yarabbi.Bir “oyuncu” nun ne olduğunu,ne olmadığını en iyi bilenler bizim halkımızdır,bunu öğrendim ben.

 

Akademi’ye ilk girdiğim yıl.çocukluğumdan beri en iyi arkadaşlarımdan biri de Bilkent’te müzik okuyor.Kuşadası’ndayız,yılbaşı tatili falan.Arkadaşımın babaannesinin evindeyiz.Ben babaanneyle ilk defa tanışıyorum.Çok tatlı bir kadın, bize güzel güzel yiyecekler hazırlamış,hem besliyor hem de sohbet ediyoruz,keyifliyiz.Bir ara kafasını kaldırıp bana soruyor:

  

“ E oğlum,sen ne yapıyorsun?”

  

“Ben oyunculuk okuyorum teyzeciğim” diyorum

  

“İyi,hiç bir şey olmamaktan iyidir” diyor bütün iyi niyetiyle. Hiç kızmıyorum,alınmıyorum. Arkadaşımla birbirimize bakıyoruz,gülüyoruz.

  

Aradan yıllar geçti,okulu bitirdim,tiyatroya aşığım,dizilerde oynamaya hiç sıcak bakmıyorum.İstanbul.Bu kez yine yaşlı bir teyze.

  

“Ne iş yapıyorsun oğlum?” diye soruyor.

 

 “Tiyatrocuyum teyze” diyorum gururla.

 

 “Hangi dizide oynuyorsun?” diye soruyor. Şaşırmıyorum ama bu kez alınıyorum,kızıyorum biraz.Sanki oyunculuk sadece dizide oynamaktan ibaret gibi.

   

“Ben dizide oynamıyorum teyzecim” diyorum yalnızca.Pek de ciddiye almıyor beni.Bu kez yanımda bakışıp gülümseyeceğim kimse yok.

 

Aradan bir kaç yıl daha geçiyor,artık inadım kırılmış; İstanbul,parasızlık,zor yaşam şartları canıma tak etmiş,dizilerde oynamaya başlamışım,artık sokakta yavaş yavaş insanlar beni tanımaya başlamış.Sevgilimle eve çıkmışız,pek bir eşyamız yok.Sarıyer’de bir arkadaşımın evinden döneceğiz,minibüs bekliyoruz.Elimde naylon torbaların içinde,arkadaşımın verdiği bir takım tabak çanak malzemesi.Keyifliyiz.Durakta bir kaç tane çocuk, hararetli bir tartışma içindeler.Bir tanesi bana dönüp,

 

“Abi,sen dizilerde oynuyon di mi?” diye soruyor.Keyifliyim ya,şaka yapmak istiyorum çocuklara

 

“Yok, siz beni birine benzetmişsiniz” diyorum. Çocuk ta inatçı maşallah,

  

 

“Ya abi ben biliyom,sen o stardaki dizide oynuyon” diyor. Ben yine ısrar ediyorum

  

“Ya valla değilim lan,hep benzetiyorlar beni zaten diyorum”  başka bir çocuk lafa karışıyor

  

“ Lan oğlum bir düşünsenize, adam dizilerde oynasa burda minibüs mü bekler,biner arabasına gider” diyor.Herkesin aklına yatıyor bu çözümleme,

 

“Pardon abi biz seni birine benzettik” diyor ve “oyuncu” olmadığım tescilleniyor.Sevgilimle birbirimize bakıp gülüyoruz.

  

Aradan bir kaç yıl daha geçiyor,artık iyice dizilerde görünmeye başlamışım,sokakta tanıyanların sayısı artmış.Beyoğlu.Gece yarısı,gitarist bir arkadaşımla yürüyoruz,kafamız bir dünya.Mendil satan bir çocuk geçiyor karşıma,

  

“Abi sen o dizideki adamsın di mi” diyor.Ben her zamanki gibi keyifliyim ya,hemen lafı yapıştırıyorum

  

“Yok lan,sen beni birine benzettin galiba” diyorum.Çocuk o kadar emin ki “oyuncu” olduğuma,

  

“Ya hadi be,yeme lan bizi,sen de eğer o oyuncu değilsen,beni de travesti diye koluna takıp gezdirsinler bu Beyoğlu sokaklarında” diyor.İşte oyunculuk hayatımda duyduğum,on yaşındaki bir kahramanın ağzından çıkan; en  iç burkucu,en acı,en güzel replik. Bir anda ayılıyorum, bu muhteşem replikle “oyuncu” olduğum tescillendi.Gitarist arkadaşıImla birbirimize bakıp gülüyoruz.

  

Ben o, “baban da ölse çıkacaksın sahneye,oynayacaksın oyununu,güldüreceksin.Bizim mesleğimiz kutsaldır” diyen kutsallık hastalarından değilim.Allah geçinden versin,babam ölse çıkmam sahneye.Ama mesleğimi aşırı derecede çok seviyorum.İnsanı,insana insanla anlatma sanatını çok seviyorum.Ama diyorum ki “ Ey seyirci,bugün ben oynamak istemiyorum,babam öldü lan benim.Bugün de sen gülmeyiver,bugün de sen benim insan olduğumu hatırla,bugün de sen benimle ağlayıver.Bugün de sen bana yarenlik et lan.”

 

Bizimki de diğer her meslek gibi bir meslek işte. Bizimkini daha zor yapan bir şey var,mesela ben hayatımda hiç bakkallık,çilingirlik eleştirmeni görmedim ama tiyatro sinema eleştirmenleri var.Konservatuar sınavları var,kast seçimleri var.Biz hep beğenilmek,onaylanmak,sınavdan geçmek sorundayız.Çok zor çalışma koşullarından,sosyal güvencemizin olmamasından,paramızı alamamaktan,geçinememekten,meslek olarak sayılmamaktan falan bahsetmiyorum bile.Bizim  ”oynama” aşkımız yeter o zorlukların üstesinden gelmeye.

 

Oyunculuk nedir diye sorsalar cevap veremem ama sanırım; yanındaki sevdiğin biriyle birbirine bakıp gülmekle alakalı bir meslek biraz. Şimdi bu yazı bitti,ben kalkıp sendikamın seçimleri için oy kullanmaya gideceğim.Sendika deyince hep aklıma gelen,Oktay Rifat’ın bir şiiriyle bitireyim:

 

ağlama ahmet ağlama
davranma kuşağına ikide bir
anam avradım olsun
bu kara günlerin sonu gelir

büyük balık küçük balığı yutar demişler
bok yemişler
onu sardalyeler düşünsün
sen balık değilsin ki ahmet
mek parmak mek parmak daha
sonu selamet.

 

Görüntülenme Sayısı: 1719

FATİH DÖNMEZ - Tiyatrocu/Aktör Yazarın Diğer Yazıları