Kuşadası Haberleri

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı

 

          “Dünya Edebiyatı”ndan kastım yabancı edebiyattır. Türk’üz ve Türk Edebiyatını zaten biliyoruz. Elbette kendi edebiyatımızı yıllarca okuduk, okumaya devam ettik ve ediyoruz. Ancak, kendi milletimizin ve ülkemizin dışında edebiyat alanında neler oluyor bunu da öğrenmeye, bilgilenmeye çalıştık.

          Yabancı edebiyatla küçük yaşlarda tanışmaya başladım. Radyoda yayınlanan “Arkası Yarın”lar, radyo tiyatroları ve yabancı yazarların, şairlerin kitapları dünya edebiyatına yavaş yavaş ısınmama neden oldu. Ortaokul ve lisedeki edebiyat ders kitapları da birkaç yabancı edebiyatçı ile tanışmamı sağladı.

          Gerek okullarda, gerekse bağımsız olarak okuma dünyamıza baktığımda, plan programdan çok uzak olduğumuz görülüyor. Hâlbuki edebiyat, felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi konularda en baştan belirli bir plan dâhilinde çalışmak gerekir.                                        

            Rastgele büyük yazarların kitaplarını okumaya başladığımda önceleri kitapların  isimlerini aklımda tuttuğumu hatırlıyorum. Daha sonra yazar isimlerini öğrenmeye başlamıştım. Meselâ, Karamazov Kardeşler’i okudukça Dostoyevski ismi hafızamda yerleşmişti. Martin Eden’i okurken Jack London isimli bir yazarın olduğunu öğrenmiştim. Sefiller denilince aklıma Victor Hugo gelmeye başlamıştı. Bütün bunlardan sonra tek tük bazı yazarların hayatları elime geçti. Böylelikle onların hangi milletten olduklarını öğreniyordum. Ortaya yavaş yavaş edebiyatçılar, eserleri ve ülkeleri veya milliyetleri çıkmaya başlamıştı.

          O devirlerde bilgisayar, internet olmadığı için bu tür elektronik hizmetlerden yararlanabilmekten mahrumduk. Toplu halde edebiyatçıları ve eserlerini tanıtan çok az sayıda kaynak kitap vardı. Eser ve bilgi yoksulluğu içersindeydik.

          Böyle bir ortamda, ortaokulda Türkçe öğretmenimizin, kucağında otuz kırk kitapla sınıftan içeriye daldığını ve güçlükle bu kitapları kürsüye yığdığını biliyorum. Her birimize bir kitap dağıtır, evde okuyup getirmemizi isterdi. İşte bu kitaplardan bazıları yabancı yazarlara aitti. Öğretmenimizin fedakârlığı okuma alışkanlığımızın pekiştirilmesine neden olmuştu. Ayrıca, parasız olduğumuz için bizim hiçbir zaman bulamayacağımız kitapları ayağımıza getiriyordu.

          Sistemsiz bir şekilde okumalarım devam ederken, bir gün, Varlık yayınlarından “Büyük Yazarlar” isimli kitapla karşılaştım. Zaten, küçük boyda basılan Varlık yayınlarının eserlerinin buldukça okumaya çalışıyordum. Büyük Yazarlar isimli kaynak kitabı incelemeye başladığımda birçok yazarla, hayatları ve eserleriyle tanışmaya başladım. Bu kaynak kitap benim için bir hazine oldu. Edebiyatçıları bu kitaptan ezberledim. Hayatlarını merakla okudum. Hangi eserleri yazdıklarının inceledim. Bu kitaptan yararlanarak yabancı yazarların kitaplarını bulup okumaya çalıştım. Daha sonraki yıllarda çeşitli kaynak kitaplarla karşılaştım ama bu kitap benim bu alanda ilk göz ağrım oldu. Ciltlettim ve her zaman yararlandım.

          Şimdilerde birçok edebiyat dergisi çıkıyor. Aylık dergilerde çok sayıda yabancı yazara ait bilgiler var. Geçen yıllarda K isimli dergi çıkardı, edebiyatçıların fikir ve hayatlarının bu dergiden zevkle okurduk. Son zamanlarda yayımlanan biyografik eserler içersinde edebiyat dünyasının tanınmış simalarına da yer veriliyor. Bir de elektronik ortamda bütün yazarlarla ve eserleriyle ilgili bilgilere hemen ulaşabiliyoruz. Müthiş bir bilgi zenginliği, kaynak bolluğu, eser çokluğu ile iç içeyiz. Çok sayıda da yayınevi var ve çok sayıda kitapevi açılmış durumda. Bizler, küçükken çevremizde çok az kitap bulabilirdik. Kütüphanelere gitmeye de çekinirdik. Şimdi ülkemizde milyarlarca kitap var. Artık, hangi edebiyatçıyı, hangi eseri okuyacağımızı şaşırdık.

          Dünya edebiyatı ile ilgili eserleri ikiye ayırıyorum. Klâsikler ve klâsik olmayanlar. Küçüklüğümüzde genelde klâsik eserler basılırdı. Şimdi, belki de klâsik olmayan eserler, klâsik olanları geçti. Fakat, klâsiklerin hiçbir zaman modası geçmedi. Popülerliliklerini hep korudular. Her ülkenin yazarlarının klâsik eserlerini elde ettim ve okumaya çalıştım. Kitaplığımda ülke ülke, yazar yazar klâsik eserler yer aldı.

          Yazarları da iki sınıfa ayırdım. Birinci sınıf yazarlar, ikinci sınıf yazarlar. Şairleri de. Meselâ, birinci sınıf Rus yazarlarının eserleri kitaplığımda yan yana duruyor. Tolstoy, Dostoyevski, Gogol, Puşkin, Çehov, Gorki, Turgenyev gibi. Birinci sınıf Amerikan yazarları da aynı şekilde. London, Hemingway, Steinbeck, Twain, Dreiser, Lewis gibi. Bende kitapları bulunan yazarlara ait tuttuğum defterler de bu şekilde. Fihrist şeklindeki kırmızı defterde birinci sınıf yazarlar, mavi defterde ise ikinci sınıf yazarlar bulunuyor. Çağdaş yazarların önemli olanları kırmızı, fazla önemli olmayanları ise mavi defterde yer almış durumda.

          Dünya Edebiyatını bu şekilde bir planlama ile takip ediyorum. Birinci sınıf yazarların Türkçeye çevrilmiş kitaplarını koleksiyon gibi biriktirmeye, külliyat halinde elde etmeye çalışıyorum. Zamanımızın dünya edebiyatı açısından en sevindirici olayı, geçmişte dilimize hiç çevrilmemiş kitapların artık çevriliyor olması. Meselâ, biz küçükken Zweig’in üç beş tane kitabı vardı, şimdi belki de otuz kitabı ile karşı karşıyayız. Şimdiki okur sever gençler bizden çok daha şanslı.

          Kısa öykü yazarı olduğum için dünya edebiyatının en önemli öykü yazarlarının kitaplarının bende apayrı bir yeri var. Öykü yazarlarının eserleri ayrı bir bölümde durur. Çehov, Caldwell, Maupassant, Edgar Allan Poe, Alice Munro, Zoşçenko, O.Henry gibi hikayecilerin kitapları yan yana durur.

          Genç arkadaşım. Ben dünya edebiyatına bu şekilde adım attım ve gezinmeye devam ediyorum. Sen de fihrist şeklinde bir büyük defter al. Kitap alamazsan dahi kütüphane ve arkadaşlarından edinip de dünya edebiyatını oku, araştır. Okuduğun yazarların kitaplarını da bu deftere kaydet. Okumadıkların belli olsun. Onları da bulup okumaya çalış. Bir Türk olarak kendi edebiyatımızı okumanın yanı sıra dünya edebiyatına da açılmamız şart. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyetimizi sizlere emanet ettiğini unutma ve kültüre önem ver.

          Panait Istrati’yi, Emile Zola’yı, Thomas Mann’ı, Knut Hamsun’u William Faulkner’i, Kazancakis’i, Jules Verne’yi, Agatha Christie’yi oku.

          Camus, Conrad, Bulgakov, Calvino, Goethe, Dickens, Simmel, Stendhal, Proust, Bukowski, Vonnegut, Moravia, Kafka, Gide, Balzac, Flaubert oku.

         

          Yenilerden Marquez, Palahniuk, Umberto Eco, Yukio Mişima, Grange, Malouf, Saramago, Murakami, King, Auster, Kundera, Coelho, Ishiguro oku.

           Dünya edebiyatına açıl ve mutlu ol…

Görüntülenme Sayısı: 254

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı Yazarın Diğer Yazıları