Kuşadası Haberleri

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG)

 

Kesin etrafınızda sık duyduğunuz rahatsızlıklardan biridir ‘depresyon’. 10 kişilik bir grupta en azından 2 kişinin depresif olduğu söylenebilir. Depresyon, dünya genelinde en sık görülenhastalıklardan birisidir ve Türkiye’de tahminen % 15-20’ler seviyesindedir.

Depresif kişinin uyaranlara karşı duyarlığı azalır, kendini günlük aktivitelerden uzak hisseder, kilo verir veya alır, şiddetli uykusuzluk veya uyanamama yaşar, bitkinlik hisseder, kendine güveni ve girişim gücü çok azdır, umutsuzluk, karamsarlık ve tekrar eden ölüm ya da intihar düşünceleri vardır. Bu durum uzun bir süre, ama azından 2 hafta sürerse, bunu “Klinik Depresyon” veya “Majör Depresyon” tanısını verebiliriz. Depresyon her yaşta görülebilir, ama genellikle gençler ve kadınlarda daha yaygındır.
Bir başka yazımızda depresyonun çeşitlerine değineceğiz. Şimdi psikoterapi yöntemlerine göz atalım.

Psikoterapi, yani "konuşma terapisi" - depresyon için etkili bir tedavidir, fakatağır depresyonu tedavi etmek için yeterli olmayabilir. İlaç da dahil olması gerekebilir. Depresyonda uygulanabilen psikoterapi yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz.

Bilişsel terapi, davranışsal terapi ve bilişsel davranışçı terapi, düşüncelerinizin ve davranışlarınızın depresyonunuza nasıl katkıda bulunduğuna odaklanır. Psikoterapistiniz, olaylara tepki verme ve düşüncelerinizi değiştirme yollarını öğrenmenizi sağlar. Günlük hayatınızda uygulamanız için size ‘ödevler’ verir.

Kişilerarası terapi, başkalarıyla olan ilişkilerinizin depresyonunuzda nasıl bir rol oynadığına ve günlük, pratik konulara odaklanılır. Sağlıksız davranışlarınızı nasıl tespit edebileceğinizi ve nasıl değiştirebileceğinizi öğrenmenizi sağlar.

Psikodinamik terapi daha gelenekseldir. Psikoterapistinizle, depresyona katkıda bulunabilecek, farkında olmadığınızdavranış kalıplarınızı ve motivasyonlarını keşfedersiniz. Çocukluğunuzdaki herhangi bir travmaya odaklanabilirsiniz.

Bireysel psikolojik danışma, psikoterapistiniz depresyon hakkında sizi bilgilendirir, anlamanıza yardımcı olur.Depresyonunuzu kötüleştiren veya tetikleyenfaktörleri tanımlamanıza ve aşmanıza yardımcı olur, geri dönmesini engellemek için stratejiler öğretir, aileniz ve arkadaşlarınızla sağlıklı bağlantılar kurmanızı teşvik eder.

Aile terapisi ailenin tümünü kapsar - çünkü sadece depresyondan etkilenen, tanı konan kişi değildir. Ailedeki her kişi bu durumdan rahatsız olabilir. Depresyonun aile dinamiğini nasıl etkilediğini görüp, çözüm üretmeye yöneliktir.

Grup terapi seansları, aynı şeyleri yaşayan diğer insanlarla tanışma şansını verir. Deneyimleri ve stratejileri paylaşabilirsiniz. Paylaşabilmek ve beraber öğrenmek tedaviyi hızlandırabilir.


Hangi terapi yöntemi olursa olsun, kendinizezamantanıyın. Psikoterapinin ‘çalışması’ için şans verin. Bir-iki seanstan sonra pes etmeyin. İlaç tedavisinde olduğu gibi, psikoterapinin de etkilerini görmek, biraz zaman alır. Bazıları için 3-5 seans yeterli olabilir. Ağır depresyon geçiren kişiler içinse uzun süreli psikoterapi gerekebilir.

Görüntülenme Sayısı: 130

SİBEL KÖKLÜ (KLİNİK PSİKOLOG) Yazarın Diğer Yazıları