Kuşadası Bugün
Sağanak Yağışlı
En Yüksek : 11°C
En Düşük : 2°C
Kuşadası Haberleri

DOĞUŞ POLAT

 

Burası Muş'tur(Huş) yolu yokuştur,giden gelmiyor acep nedendir türküsünün gerçek hikayesini bilir misiniz?

 

1.Dünya savaşı’nda açılan savunma cephelerimizden biri de, Hicaz-Yemen cephesidir. Bu cephede İngiliz ajanı ArabistanlıLawrence ile Mekke Emiri  şerif Hüseyin’in aralarında imzaladığı gizli antlaşmaya (mac mahon) göre; Araplar Osmanlı’nın değil, İngilizlerin yanında olacak ve buna karşılık savaş bittikten sonra Mekke merkezli Arap devleti kurulacaktı.

 

(buradan görüyoruz ki, savaşta 5. Mehmet Reşat’ın cihat ilan etmesi Vahhabi Araplarını etkilemeyecektir. Zamanında peygamberin doğduğu eve bile çöp atan, Türklerin inşa ettiği tarihi Ecyad kalesini yıkıp yerine otel yapan ve atalar kültü olmayan bir milletten zaten ne bekliyorsak, neyse.)

 

Şerif Hüseyin’in isyan ettiği haberini alan Osmanlı, İstanbul’dan Medine’ye gönüllü askerlerden oluşan bir ordu yollar. Bu ordunun komutanı da Fahrettin paşa’dır. 15.000 askerimiz Medine’ye girdiğinde ise bir tuzakla karşılaşır.

 

Bölgedeki bütün hurma ağaçları toplanmış, yenebilecek bitkiler biçilmiş, su içilmesin diye su kuyuları taşla doldurulmuş, demir yolları tahrip edilmiş ulaşım sağlanamasın diye. ve bölge İngiliz-Arap işbirliği kuşatması altında.

 

Yiyecek yok, su yok bir de üstüne çekirge sürülerinin mevcut çalı çırpıyı da tüketmesiyle kıtlıkta mecbur kalan askerimiz hayatta kalmak için çekirge bile yemek zorunda kalmıştır.(Hatta İstabul’dan Çekirgenin helal ve temiz olduğuna dair Çekirge fetvası çıkarılmıştır.)

 

İngilizlerin ‘1 ayda ya teslim olurlar, ya ölürler’ tahminine rağmen, Fahrettin paşa bu zor koşullarda bile Medine’yi 6 ay savunmuştur. Tıpkı 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında, nam-ı diğer 93 harbinde Gazi Osman paşa’nın Plevne kalesinde 6 ay kalarak direnmesi gibi. Bu sebeple Fahrettin paşa’ya “Çöl ortasında Plevne kahramanı” unvanı verilir.

 

6 ay sonunda askerlerin açlıktan iyice güçsüz duruma düştüğünü gören Fahrettin paşa teslim olmak zorunda kalır. Ancak İngilizler Fahrettin Paşa’ya zarar veremez çünkü kendi komutanları olan general Townshend, Irak cephesinde, Kut’ül Amare’de Halil Paşa’ya esir düşmüştür.

 

Bu yüzden iki komutanı birbirlerine karşı koz olarak kullanırlar. Fahrettin Paşa fidye ile serbest kalır fakat 15.000 askerimiz... işte asıl mesele de bu…

 

Çoğunluğu açlık, kıtlık ve kolera gibi ateşli hastalıklardan şehit düşecektir. Kalan kısmı ise Mısır’da Seydi Beşir kampına götürülerek sistematik işkencelere maruz kalacaklardır.

 

Tarih hep Batılılar hep sözde ermeni soykırımını yazar ancak mısır’daki o kampta askerlerimize yapılan işkenceler ne sözde Ermeni soykırımıyla ne Filistin ne de Kudüs ile kıyaslanabilir.

 

Gelelim yapılan zulme... su isteyen askerin yakarışını ‘sana küfür etti’ diyerek tercüme eden Ermenilerin yanı sıra bir de Yahudi asıllı İngiliz casusu var. ismi Sarah Aaronsohn.

 

‘15.000 askerin saç-sakal tıraşını yapacağınıza üzerlerine benzin döküp yakın, sonra da suya sokarsınız’ fikrini İngilizlere aşılayan kadın.

 

 Bu fikri dinleyip uygulayan İngilizler, suyun içindeki kimyasalları hesaba katmadı ve suyun içinden can havliyle çıkmaya çalışan askerlere izin vermeyerek kör olmalarına, vücutlarının yanmasına sebep oldu.

 

İşkencelerden sonra kör edilen askerler Sina çölüne bırakılacak, Huş denilen bir yokuştan geçirilecek (‘burası huştur, yolu yokuştur. Giden gelmiyor acep ne iştir’ türküsüne konu olan bölge)

 

Burada askerlerimize bedevilerin acıyıp yardım etmemesi için Sarah denilen kadın, İngilizlerden askerlerin vücutlarını jiletlemelerini ister. Çöldeki vahşi hayvanlar ise gündüz sıcakta değil, gece hava serinlediğinde kumun altından çıkarak avlanırlar.Çöle salınan ve gözleri kör edilen çoğu askerimiz çıplak bir halde yere düşünce kan kokusunu alan hayvanlar bu şekilde kalan askerlerimizi de canlı olarak şehit etmiştir. Bu yüzden hiçbir askerimiz geri dönememiş ve yollarda şehit olmuştur. O meşhur türkünün yazılma hikayesi de budur.

 

Şimdi soruyorum sizlere... yılanın en başına bak bakalım. kim var? Araplar. Senin tarih boyunca dost bildiğin millet, zincirleme bir ihanet halkasının başını çekiyor. Bu sebeple tarihini bil ve yapılanları unutma. Kudüs’e üzülmekle değil, atalarını gözünü kırpmadan şu vaziyete sokan rezilleri her gün hatırlamakla harca değerli vaktini.

Görüntülenme Sayısı: 305

DOĞUŞ POLAT Yazarın Diğer Yazıları