Kuşadası Bugün
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
En Yüksek : 20°C
En Düşük : 12°C
Kuşadası Haberleri

FATİH DÖNMEZ - Tiyatrocu/Aktör

 

açtık çok açtık çok çok açtık
ekmek istedik kadın istedik tanrı İstedik
ve oturup ağladık niye
ve niye hiç görmemiş gibi sanki
oturup hep birlikte ağladık ona şaşıyorum
ona şaşıyorum biz sanki hiç ekmek görmedik
yemek için
hadi hiç görmedik diyelim / çok doğru /
sanki hiçbir şey de mi yemedik 

“Kadercinin /kendine tapmadan önceki son –ya da sona yakın- öfkesinin bir dünya görüşünün yorumuna başlangıç olan/ çelişkili kötü şiiridir” gibi tuhaf bir isme sahip olan bir şiirin ilk mısralarıdır okuduklarınız.

   İlk defa yıllar önce, pek de gitmeyi sevmediğim,o zamanki sevgilim ile en yakın arkadaşının düzenlediği bir şiir dinletisi gecesinde duymuştum bu sözleri.Duyar duymaz ilk satırından itibaren aklınızı başınızdan alan şiirler vardır.Bu da tam olarak onlardan işte.Şiir dinletisinin sonuna kadar zor beklemiştim ve hemen sevgilime “o açtık,çok açtık diye başlayan şiir var ya,o kimin şiiri?” diye sormuştum.Aldığım cevap şiiri ilk duyduğum andan daha da fazla aklımı başımdan almıştı: ”Arkadaş Özger”

Arkadaş ismini ilk ve son defa bu muhteşem şairden duymuştum.Ne kadar garip bir insandı bu;hem şiirlerinin isimleri bir garip hem adı pek bir garip.Sonradan öğrendim ki asıl adı Zekai Özger’miş,Arkadaş ismini kendine kendisi vermiş.Bir insanın kendi ismini seçebilmesi ne kadar güzel bir şey.

Aradan yıllar geçti,o şiir gecesini düzenleyen kızla evlendik.O şiir gecesine iyi ki gitmişim.Arkadaş Özger bizi evlendirdi diye düşünüyorum bazen.O gece gitmeseydim,o kızın kalbini kırsaydım, alır mıydı o kız beni?Bir bebeğimiz olacağını öğrendiğimizde daha cinsiyeti bile belli olmayan çocuğumuza isimler düşünmeye başladık.Çok da fazla düşünmemize gerek kalmadan kararımızı vermiştik:Erkek olursa Arkadaş,kız olursa Mavi.Sonunda bir kızımız oldu.

“Mumsöndü”şiirinde şöyle diyordu Arkadaş Özger:

çalınmamış kapıları biz çaldık korkusuzca
hep kötü bakışlı insanlardı karşımıza çıkan
ama hiç korkmadık kötülüklerinden ne var ki
nasılsa yaşamıyorduk açlığa inat
korkmak da neydi kötü bakışlarından
onlarda olmıyan birşey vardı tek kozumuz
küme küme mutsuzluğumuz vardı onları korkutacak

Şiirde inanılmaz bir samimiyet,kimseye benzemezlik taşımayan bu adam,1973 yılının mayıs ayında 25 yaşındayken Ankara’da sokakta ölü bulundu.Ölmeden bir iki ay önce Siyasal Bilgiler Fakültesi yurdunda kaldığı sırada faşistlerin baskınına uğramış,kaçırılmış,sabaha kadar dövülmüştü.Serbest kaldıktan sonra “müzikal dövdüler bizi ağabey,bir iki üç komutlarıyla” diye anlatmıştı çevresindekilere.Dayak yediği geceden sonra ölene kadar sürekli olarak baş ağrısı çekmişti,sonunda bir kaldırıma düşüp kaldı.

Ölümsüzlük nedir diye sorsalar Arkadaş Özger’in şu satırlarıyla cevap verirdim:

ah ben niye vurgunum bunca

kanım kadar benimsediğim

yani hiç sevmediğim

çok sevdiğim yani

yani ben şaşırıyorum

şakıyan bir bülbül görünce

öten bir karga görünce

şaşırıyorum

tanrıyı pazarlarda görünce.

 

bir gün ben

büyürsem bir gün ben

baba olursam bir gün ben

masal anlatıcam çocuklarıma.

 

Bir gün bir şiir kitabı yayınlanırsa adının”Sakalsız  Bir Oğlanın Tragedyası” olmasını istiyormuş Arkadaş Özger.Maalesef sağlığında kitabı basılmamış ama bu muhteşem şairin korkusuz hayatı ve şiirleriyle ilgili daha fazla öğrenmek isterseniz Mayıs Yayınları’ndan çıkan “Sevdadır” isimli şiir kitabını almanızı öneririm.

Görüntülenme Sayısı: 1969

FATİH DÖNMEZ - Tiyatrocu/Aktör Yazarın Diğer Yazıları