Kuşadası Bugün
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
En Yüksek : 30°C
En Düşük : 20°C
Kuşadası Haberleri

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı

                                                      

 

            “Müşteriye yerim yok demek çok güzel” dedi, konuşmaya başladığında Japon lâkaplı Nurullah. Eşi Halime Hanımla beraber çalıştırdığı işyerindeyim bugün.

            “Limon Ağacı” Kuşadası Kadınlar Denizi’nde hemen deniz kıyısında nezih bir restoran. Her akşam fasıl eşliğinde müşterilerine hizmet veriyor.

            Bulutlu ve hafif serin bir Mart günündeyiz. Rüzgâr kumsala paralel palmiye ağaçlarının dallarını sallıyor. Yaz boyunca dalgalı olan deniz bugün çok sakin, dümdüz.

            Japon’a herkes mekân vermek istiyor çalıştırması için, çünkü güvenilir bir insan. Restorana girdiğimde müşterilerin önüne serilen servis kâğıtlarını silmekle meşguldü. Çayımızı yudumlarken muhabbete başladık:

            -Limon Ağacı ismini vermek nerden aklına geldi?

            -Kuşadası içersindeki ilk işletmemde iki tane limon ağacı vardı. Oradan geldi. Eski bir evin bahçesinde yer alan limon ağaçlarından esinlendim.

            -İşini severek mi yapıyorsun?

            -Tabii…İnsanlar, her müşterimiz bizim aileden birileri gibi oldular. Onlar bize bizim aileden birileri gibi geliyorlar.

            -Kadınlar Denizini daha evvelden biliyor muydun?

            -Biliyordum…Kadınlar Denizinin böyle birkaç tane işletmeye ihtiyacı var olduğunu düşünerek işe başladım.

            -Burada seni en mutlu eden olay ne?

            -Müşterilerimizin güler yüzle, çok çok teşekkür ederek ayrılmaları. Sanki anlaşmış gibi hepsi de bir ağızdan memnuniyetle teşekkür ederek ayrılıyorlar. Aslında, Ada’ya böyle bir aile ortamını kazandırmakla çok mutluyum. Müzikli, eğlenceli restoran ortamını Kuşadası’na ilk kazandıran benim. Benden sonra açanlar da oldu ama kapattılar.

            -Müzik?

            -Fasıl ekibimiz Türk sanat müziği ağırlıklı. Kanun, keman, klarnet, darbuka eşliğinde sanatçı Hakan Özipek ile (eski popstar) güzel bir eğlence programı sunuluyor. Fasıl genelde akşam sekizde başlıyor. Bitiş müşterinin tercihine bağlı, gece bir olur, iki olur, üç olur.

            -Yemek?

            -Sınırsız meze çeşidi, etiyle, tavuğuyla, balığıyla, kebabıyla gönül rahatlığı içinde karnınızı doyurabileceğiniz bir mekân Limon Ağacı.

            -Yabancılar geliyor mu?

            -Yabancılara hitap eden bir mutfağımız yok. Sadece yerlilere hizmet veriyoruz.

            Japon Nurullah heyecanla konuşmasına devam ediyor:

            -Normalde müzik sekizde başlasa da günbatımını izlemek için müşteriler çok daha önceden geliyorlar. Kadınlar Denizinin eşsiz güzelliklerinden birisi gün batımı.

            -Evet.

            -Ada’nın içi biraz havasız kaldı. Çünkü binalardan dolayı rüzgâr esmiyor. Kadınlar Denizinde ise hava sirkülasyonu var. Sürekli esiyor ve bol iyotlu bir ortama sahip. Kadınlar Denizinin eşsiz güzelliğini anlatamamak Ada’lıların büyük ayıbı.

            -Ben öykülerimde ara sıra anlatıyorum.

            -Doğru…Adalıların en büyük ayıbı da Sökelilere ve Aydınlılara yerlerini satmışlar. Adamlar görmüş bir şeyler ki gelmişler buraya, satın almışlar, bunu Adalılar görememiş.

            -Evet.

            -Ben Kuşadalılara Kadınlar Denizini iyice tanıtıyorum ve çok da teşekkür alıyorum. Eskiden Kadınlar Denizindeki işletmeler yerlinin yüzüne bile bakmıyordu. Turist olsun ama yerli olmasın. Şimdi de Türklere hasret herkes.

            -Anlıyorum.

            -Kuşadası’nın dışından yirmi gün öncesinden bile rezervasyonlar yapılıyor. Şarkıcı Hakan Özipek’i dinlemek için. Sanatçılarımızdan Linet hanım bile Hakan Bey’i dinlemek için Kuşadası’na geldi.

            -En fazla hangi yemekler yeniliyor?

            -Yemeklerden en fazla taze balık gidiyor. Çipura ve levrek çok isteniliyor. Yemek ve mezeleri eşim Halime Hanım hazırlıyor. On yıldır bu işin içinde.

            Limon Ağacı’nın yaratıcısı Japon Nurullah’ın Ada ile ilgili ilginç fikirleri var. Dikkatle onu dinliyorum:

            -Eğlence sektörünü Kadınlar Denizinde beceremiyorsanız yeni yapılan Adagöl etrafında nezih eğlence yerleri, et ve balık restoranları açılabilir. Balıkçı teknelerini belediye Adagöl’e taşıyabilir. Balıkçı tekneleri oradan ava çıkar, satışlar da oradaki restoranlara yapılabilir.

            -Yaaa…

            -Burada Ada’nın güzelliği önemlidir. Rant geçerli olmamalı. Meselâ Kaya Aldoğan lisesinin önündeki top sahası ise çok katlı otopark yapılabilir. Ada’yı süper rahatlatır. Balıkçılar kaldırıldığında oralara çok güzel yeşil alanlarla birlikte nezih çay bahçeleri yapılabilir.

            Limon Ağacı’ndan türeyen fikirleri hayretle dinlemeye devam ediyorum:

            -Güvercinada’nın kıyılarından başlayıp Yılancıburnu’ndan devam edip Kadınlar Denizi’nde biten ahşaptan yürüyüş bantları yapılabilir. Kayalıkların üzerinden yapılacak yürüyüş yolları bütün Adalıları memnun eder. Hem de Adalıları Kadınlar Denizine bağlamış oluruz.

            -Plaj hakkında neler düşünüyorsun?

            -Yazları günde en az on bin kişi ziyaret ediyor burayı. Maalesef ancak yüzde beşi Adalı bunların. Yüzde doksan beşi Ege Bölgesinden geliyor. Bana göre en yanlış iş Büyükşehir belediyesinin şirketlerinin plaja bira dolaplarını koyması. Plaj halka açık alandır. Çoluk çocuğun önünde bira içilir mi? Bazıları yan tarafındaki aileleri rahatsız ediyor. Biz burada ne kavgalar ayırdık geçen sene. Alkolün etkisi ile tacizler oluyor.

            -Başka problemleri var mı Kadınlar Denizi’nin?

            -Kadınlar Denizi mahallesinin alt yapı sorununun mutlaka çözülmesi gerekiyor. Aktivitelerin bir kısmını buraya taşımak lazım. Su sporları, yelken ve yüzme yarışları burada yapılabilir.

            ……………………………..

            Bugün Ada’nın en sevdiğim yeri Kadınlar Denizini gördüm. Her zamanki gibi içim açıldı. Limon Ağacı’nda Japon Nurullah’ın düşüncelerini aldım. Mutlu ve dinlenmiş bir şekilde Limon Ağacı’na tekrar görüşmek üzere veda ettim.

Görüntülenme Sayısı: 1114

HALİL AKGÜN - Makale ve Öykü Yazarı Yazarın Diğer Yazıları